CAN KAYBI YOK MU ?- Ebru Oğuzhan Yeter
Yazın en kavurucu günlerini yaşıyoruz. Korkulan orman yangını haberleri maalesef içimizi her geçen gün daha çok yakıyor.
Televizyon ekranlarında, sosyal medya paylaşımlarında ve resmi açıklamalarda hep aynı cümleyi duyuyoruz: “Can kaybı yok.”
Bu cümleyi her duyduğumuzda içimiz burkuluyor. Sormadan edemiyoruz: Biz hangi candan söz ediyoruz?
Orman, yalnızca ağaçlar topluluğu değildir; nefestir, yuvadır, yaşamın kendisidir. Bir kızılçamın gölgesinde dinlenen keçi, ağaç kovuğunda yavrusunu büyüten sincap, sabaha kadar öten cırcır böcekleri, toprağın altında durmaksızın çalışan karıncalar, sessizce süzülen yılanlar, kaplumbağalar, kirpiler, kuşlar…
Bizim “orman” dediğimize, onlar “ev” der. Bugün yanan, işte onların evidir.
Yangın başladığında o sessiz canlıların hiçbirinin sireni çalmadı, zili çalmadı. Hiçbirine “tahliye olun” denmedi. Kimisi yumurtasının başındaydı, kimisi yavrusunu saklamaya çalışıyordu. Kimisi sırf yavaş yürüdüğü için alevlerden kaçamadı, kimisi ise yoğun dumanın içinde yönünü kaybetti.
Yetkililer peş peşe açıklamalar yapıyor;
“Can kaybı yok.”
Oysa canın türü, ırkı, kategorisi olmaz. Bir serçenin de yaşam hakkı vardır, bir kaplumbağanın da, yüzlerce yıllık bir kızılçamın da, toprak altındaki bir tohumun da… Bugün, belki de sayısını hiçbir zaman bilemeyeceğimiz kadar çok can sustu. En acısı da bu… Doğa, kendi dilinde konuşamadığı için “can” sayılmıyor. Oysa bugün Göcek’in dağlarında binlerce can çığlık çığlığa haykırıyordu.
Bir ormanı yıllar sonra yeniden ağaçlandırıp yeşertebilirsiniz. Ama yüzlerce yılda ilmek ilmek oluşan bir ekosistemi, yok olan o biyoçeşitliliği bir anda geri getiremezsiniz. Bu yüzden artık yangınları sadece “yanan hektarlar” üzerinden ölçmeyi, istatistiklere indirgemeyi bırakmalıyız. Asıl kaybımız nefesimizdir, geleceğimizin kendisidir.
Bugün Göcek yanıyor! Yıllardır yaz ayları bölgemizde bir kabusa dönüşüyor. Buna rağmen ne yeterli önlem alabiliyoruz, ne yeterince bilinçlenebiliyoruz, ne de bu mücadeleye hakkıyla omuz verebiliyoruz.
Bu ormanlara kıyanlar, yangınlara ihmal ya da kasıtla sebep olanlar ne yazık ki sadece insanlardır.
Kendine “insan” diyen herkes artık durup bir düşünsün…
Gerçekten can kaybı yok mu, yoksa biz sadece insanın canını mı “can” sayıyoruz?
Ebru Oğuzhan Yeter

