ÖĞRENMENİN FARKLI RENGİ: DİSLEKSİ – RAMSA KLİNİK
Disleksi bir engel değil bir zihin mimarisidir. Sınıfın kapısından içeri girdiğimiz de her çocuğun dünyayı algılama biçiminin ne kadar özgün olduğuna tanıklık ederiz. Ancak bazı çocuklar vardır ki harflerin ve sayıların dünyasında herkesten biraz daha fazla yorulurlar. Disleksi aslında zeka ile tamamen bağımsız yalnızca beynin bildiği işlemi biçiminde bir farklılıktır. Disleksili bir birey için sayfada ki harfler bazen yer değiştirir, b-d gibi simetrik semboller, birbirine karışır veya okuma hızı akranlarının gerisinde kalabilir. Ancak bu durum o çocuğun potansiyelinin bir sınırı değildir. Albert Einstein, Leonarda da Vinci gibi tarihe yön veren birçok zihnin disleksili olması tesadüf değildir. Onların görsel ve mekansal düşünme becerileri son derece gelişmiştir. Dünyayı kalıpların dışında gören özel beyinlerdir.
Peki nasıl bir yol izlemeliyiz ?
Özel eğitimde disleksiye yaklaşım, bir eksikliği gidermekten ziyade çocuğun güçlü yönlerini ön plana çıkartmaktır. Bunun için birkaç örnek vermek gerekirse;
- Öğrenmeyi sadece görme ve işitme ile sınırlamayıp, dokunsal materyaller, kinetik oyunlar ve görsel kodlamalarla desteklemeliyiz.
- Karmaşık talimatlar yerine bu talimatları parçalara bölerek sunmak ve çocuğun kendi hızında ilerlemesine olanak tanımalıyız.
- Çocuğun akademik özgüveni zedelenmede doğru stratejilerle desteklenmesini sağlayabiliriz
- ‘yapamıyorum’ hissini ‘farklı bir yoldan öğreniyorum’ anlayışına dönüştürecek bir alan açmalıyız. Disleksili öğrencilerin akademik süreçte yaşadığı yıpranmayı önlemek ve öz güvenlerini yükseltmek için sınıf içinde uygulanabilecek yöntemlere birkaç örnek verebiliriz.
– Çocuklara sınıf ortamında sözlü ve başarı alanları ( sözlü katılım, sunum, çizim, proje ) yaratmalıyız.
– Akran önünde okuma önünde okuma baskısını kaldırmalıyız
– Sonuca değil çabaya odaklı geri bildirim vermeliyiz.
– Çocuğa özel kişiselleştirilmiş görev ve sorumluluklar vermeliyiz
Bir özel eğitimci olarak biliyoruz ki, hiçbir çocuk aynı yöntemle öğrenmek zorunda değildir. Bizim görevimiz harflerin arkasında ki o güçlü hayal gücünü fark etmek ve her çocuğun kendi ritminde parlamasına rehberlik etmektir.
Gülay SATILMIŞ
Özel Eğitim Alan Öğretmeni
Fethiye Akran Akademi Özel Eğitim

