Karayiğit “Fethiye Bakirliğini Kaybediyor”

Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit Fethiye’de hızla ilerleyen kaçak yapılaşmaya dikkat çekerek, ‘Toprak olmadığı zaman çiftçi, köylü üretmezse herkes aç kalır. Betonun yenmeyeceğini o zaman öğreniriz’ dedi.

Fethiye’de tarım arazilerinin betona dönüşmesine tepki gösteren Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit, Kayaköy, Çamköy, Faralya ve Ovacık mahallelerinde hızla gelişen inşaat sektörüne dikkat çekti. Tarım arazilerine yapılan kaçak bungalov tarzı binaların tarıma gölge düşürdüğünü, ilerleyen günlerde ekilecek bir alanın kalmayacağını kaydetti. Fethiye’nin bakirliğini kaybettiğini dile getiren Karayiğit, tarım arazilerinin korunması gerektiğinin altını çizdi.

“Çiftçiler Arazisini Betona Harcamasın”

Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit, “Kayaköy’de, Çamköy’de, Faralya’da, Ovacık’ta yaz sezonu öncesi hızla gelişen bir inşaat var. Düşünüyorum 10 sene sonra ne olacak? Fethiye’de yaşayan ya da dışarıdan gelip yerleşen insanlar evinin önünde 2 tane marul dikip, maydanoz ekip yetiştiremeyecek mi? Hangi toprakta karnı doyacak? Bu işin sonu kötü… Toprak olmadığı zaman çiftçi, köylü üretmezse herkes aç kalır. Betonun yenmeyeceğini o zaman öğreniriz. Ama iş işten çoktan geçmiş olur. Benim önerim çiftçiler ekip biçmeye devam etsin, arazisini betona harcamasın” dedi.

“Tarım Alanları Yok  Oluyor”

Başkan Kenan Karayiğit, “Tarım konusunda Fethiye bakirliğini kaybetti. Tehlike çanları çaldı da geçiyor bile. Bu yapılan bungalov işleri de canımızı sıkacağa benziyor. Biz geçenlerde yaptığımız toplantıda 23 maddenin ilk sırasına bu bungalovları koyduk. Hızla yapılaşmaya gidiyoruz. Tarım alanları talan oluyor. İmarsız tarlalar bile bungalov inşaatı olmaya başladı. Millet cezayı göze alarak, yapıyor. Belediye ve Çevre Şehircilik Bakanlığını göreve davet ediyorum. Elimizde ki tarım alanlarına sahip çıkmamız gerektiğini, çiftçimizi bilinçlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu imara açılan arazilerde bizim her zaman dile getirdiğimiz gibi kurulan komisyonlarda Ziraat Odalarından birer tane temsilci almaları gerektiğini bizlerinde fikirlerini almaları gerektiğini hep söylüyorum ama ne yazık ki çiftçilik kuruluşu olan Ziraat odalarından bir tane temsilcilik almıyorlar. Buda herhalde büyüklerimizin ayıbı diye düşünüyorum” şeklinde konuştu. Haber-Hakan AYKIRI

Başkan Karayiğit’ten Zirai Don Uyarısı

Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit, hava sıcaklığının eksi derecelere düşmesi nedeniyle çiftçileri don tehlikesine karşı dikkatli olmaya çağırdı.

Fethiye’de son günlerde, geceleri soğuk hava etkili olmaya başladı. Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit, son günlerde etkili olan düşük sıcaklıklar nedeniyle Fethiye’li çiftçileri, meydana gelebilecek olan zirai donlarla ilgili uyardı.

Fethiye’de günlerdir etkili olan sağanak yağmur, yerini soğuk ve donlu havaya bıraktı.

Çarşamba gününden buyana geceleri Fethiye’de  düşük sıcaklıklar hissediliyor. Hava sıcaklıklarının gece saatlerinde eksilere düştüğü Fethiye’de, hava sıcaklığı ise gündüz saatlerinde ise en fazla 9 dereceyi gösterdi.

Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit, Fethiye’de  etkili görülen soğuk hava nedeniyle gece saatlerinde oluşabilecek olan zirai dona dikkat çekti. Başkan Karayiğit, özellikle seracılığın yaygın görüldüğü Yanıklar, Kargı, Karagedik, Eldirek, Çamköy, Karaçulha, Esenköy ve Bozyer mahallelerinde faaliyet gösteren çiftçilerin zirai don olaylarına karşı tedbirli olması gerektiğini bildirdi.

İlçede etkili olan soğuk havayla beraber, meteorolojiden alınan bilgi ışığında hafif derecede zirai don görülebileceğini dile getiren Başkan Karayiğit: “Fethiye’li çiftçilerimizi, soğuk havalarda zirai donlara karşı sık sık uyarıyoruz. Hava sıcaklığının gece saatlerinde eksi derecelere düşen yerlerde, üreticilerimiz seralarında soba yakıp alanı ısıtmalılar. Açık alanda sebze yetiştiren çiftçilerimizde, yine tarlasında bulunan sebzelerini üzerlerine örtecekleri bir örtü ile ürünlerini kontrol altına almış olacaklardır.” dedi.

Meteorolojiden alınan bilgilere göre, soğuk hava etkisini yarına kadar sürdürecek. Buna göre bugün Fethiye’de güneşli havaya rağmen en yüksek sıcaklığın 9 derece olması beklenirken, akşam saatlerine doğru düşüş gösterecek olan hava sıcaklığının eksi derecelere düşmesi bekleniyor.

Yetkililer; soğuk havanın oluşturabileceği buzlanma, zirai don, ulaşımda aksama gibi olumsuzluklara karşı tedbirli olunması gerektiği yönünde de uyarılarını tekrarladı. Özellikle su sayaçlarında yaşanabilecek olası bir don olayında abone sahiplerinin mağdur duruma düşmemeleri için sayaçların bulunduğu yerleri ısıya yalıtımlı malzemelerle (talaş, saman, çuval, battaniye, ahşap, sayaçlar ve özel hazırlanmış köpük malzemeler) muhafaza etmeleri gerektiği belirtildi.

Hafta sonu ise soğuk hava etkisini yitirecek. Pazartesi  gününden itibaren, hava sıcaklığının yükselmesi bekleniyor. Haber-Hakan AYKIRI

Gübre Fiyatı Altınla Yarışıyor

Gübre fiyatları çiftçinin kabusu olmaya devam ediyor. Çiftçilerin tarlalarına gübre atma döneminde gübre üreticilerinin fiyat artırdığını ileri süren üreticiler yetkililerden gübre fabrikalarını denetlemelerini istedi. Daha önceden gübre fiyatlarının artışının dolara bağlanmasının da inandırıcı olmadığını söyleyen üreticiler, “Dolar yükseldiği zaman gübre fiyatları yükseliyor. Ama dolar düştüğü zaman gübre fiyatlarında düşüş olmuyor” ifadelerinde bulundular.

Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit, tarımsal üretimde en önemli girdileri arasında gösterilen gübrenin son bir yılda yüzde 200’ün üzerinde zamlandığını söyledi.

Karayiğit, yaptığı açıklamada, gübreye, mazota, ilaca, elektriğe yani çiftçinin girdi maliyetlerinde yüksek oranda artış olduğunu, en yüksek yıllık artışın gübrede yaşandığını söyledi.

Fethiye’de şu anda buğday ekim zamanı olduğunu belirten Karayiğit, “Buğday, soğan, sebze ekimine başlayan çiftçilerimizin bu ürünlerde daban gübresi kullanması gerekiyor. Gübre fiyatları, üretimde en önemli kalem, bu yıl fiyatlardaki yüksek artış sebebiyle, çiftçi gübre kullanımını azaltmak zorunda kalacak, bu sebeple yeterli ve kaliteli ürün elde edemeyen çiftçi zarar edecek, bu da ülke ekonomisine zarar verecektir” dedi.

“En Fazla Artış Azotlu Gübrede”

Tarımsal girdilerde en çok artışın dünyada yaşanan doğalgaz krizi sebebiyle, ham maddesi doğalgaz olan azotlu gübrede görüldüğünü ifade eden Karayiğit, “Azotlu gübrede yaklaşık yüzde 300’e yakın artış oldu. Gübre üretiminde kullanılan hammaddelerin Türkiye’de üretilmemesi sebebiyle ithal ediliyor. Döviz kuruna bağlı olarak da zamlanan gübre, üreticileri zor durumda bırakıyor” diye konuştu.

Pandemi sürecinde önemi daha da ön plana çıkan tarım sektöründe, sürdürülebilir üretimin de önemine değinen Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit, “Tarım Bakanlığımızın, gübrede en az yüzde 50 teşvik ve destek vererek, çiftçilerimizin üretimini sürdürmesine yardımcı olmalıdır” diye konuştu.

“Çiftçi Tarihin En Karanlık Dönemini Yaşıyor”

Üreticinin pahalılıktan ziyade gübre bulmakta da zorlandığını belirten başkan Karayiğit, “Çiftçi endişeli, genel fiyatlardan ziyade gübre fiyatı çok yüksek ve bulunmuyor. Gübre satıcılarına gidildiğinde yok diyorlar. 2022 hasadında çiftçi gelir gideri karşılayabilecek mi onu düşünüyor. Çiftçi şu an tarihin en karanlık dönemini yaşıyor. Üreli, azotlu gübre vazgeçilmez unsur iken özellikle üre gübresinin fiyatları arttı ve piyasada satışı durmuş durumda. Çiftçi normalde  Tarım Kredi Kooperatifi de gübre satışı yapıyor. Satıcı yok diyor. Ürün ekimi ve hasadı düşecek. Tüketiciye büyük oranda yansıyacak. Çiftçilerin yüzde 30’u buğdayı bırakıyor. Çiftçi Tarım Kredi Kooperatifi’nin teminat yükseltmesini istiyor. Ama yok. Girdi dengesizleşti. Durumu iyi olan çiftçi ile orta direk çiftçi arası çok açıldı. Orta direk çiftçi neredeyse bitti. Üst ve alt sınır kaldı” dedi.

İYİ Parti’li Çoban “Hükümetin Beceriksizliğinden Kaynaklanıyor”

İYİ Parti Fethiye İlçe Başkanı Ziraat Mühendisi Ali Fatih Çoban da, gübre fiyatlarındaki fahiş artışın dövizdeki yükselişle birlikte üreticiler için çileye döndüğünü belirterek, “Ülke ekonomisi çökmüş, tarım bitirilmiş. Ama iş başındaki iktidar kılını kıpırdatmıyor. Bu yangını da söndürmek için hiçbir adım atmıyorlar” dedi.

Gübre ve zirai ilaç fiyatlarının fahiş derecede artması sonucu İYİ Parti Fethiye İlçe Başkanı Ziraat Mühendisi Ali Fatih Çoban, gazetemiz muhabirine açıklamalarda bulunarak, üreticinin vaziyetinin her geçen gün kötüye gittiğini açıkladı.

İktidarın üreticiyi hiç düşünmediğini ve yanlış politikalarıyla girdilerin çok yükseldiğini, alım gücünün de gittikçe kötüye gittiğini belirten Çoban, “20 yılın sonunda memleketi yönetenler bir çok alanda sınıfta kaldığı gibi tarım politikalarında da sınıfta kaldı. Tarımla uğraşan çiftçilerimizi,  firmaları sormadan kararlar alarak,  kendi başlarına almış olmaları tabanda karşılığı olmayan politikalarla yönetmeye çalışıyorlar.2021 yılı çıkarken 2022 yılı girerken çiticinin artık para kazanma ihtimali girdileri çok fazla miktarda artmasında dolayı neredeyse imkansız hale geldi. 2018 yılında 25 kilo ithal gübre alış maliyeti 150 -160 lirayken bugün geldiğimiz noktada ise 370-380 lirayı buldu. Bu artış neredeyse 2 buçuk katına çıktı.2018 yılında güz döneminde domatesin toptancı  halinde satış fiyatı 3 lirayken şuanda yaylada 4-  ile 4 buçuk TL’yi buldu. Maliyetler 2 buçuk 3 kat artarken çiftçinin zor şartlar altında yetiştirdiği ürünün fiyatı hemen hemen aynı duruyor” dedi.

İktidar Üreticinin Ayakta Durmasını İstemiyor”

Mevcut AK Parti iktidarının her dalda olduğu gibi tarım sektöründe de sınıfta kaldığını aktaran Çoban, “Bu maliyetlerin bu denli artmasında  ülkemizi tarım alanında üretim anlamında çiftçilerimizi serada tutmak istemeyen bir iktidar var yanı sıra pandeminin getirmiş olduğu şartlarda mevcut  Çin virüsü ilk ülkesinde çıkardıktan sonra çinin kendi ülkesindeki dış yatırımcının elinde olan hisse senetlerin hepsini Çin satın alıyor. Daha sonra Avrupanın çeşitli ekonomisi güçlü olan yerlerde borsalar dip yaptığı zaman Çin Avrupa’daki hisse senetlerini de topluyor. Dolayısıyla Çin’in elinde çok fazla dolar var. Çin’in elindeki doları Çin napıyor, nerede kullanıyor. Çin gübrenin ham maddesini kapatıyor plastiğin ham maddesini kapatıyor. Buna karşılık ülkemizde herhangi bir üretim anlamında tarımsal anlamda bir şey üretilmediği için doğrudan doğruya dışa bağımlı kaldığımız için maliyetlerin bu şekilde artması ön görülmektedir. İYİ Parti olarak çiftçiyi serada tutabilmek adına elimizden ne geliyorsa yapmaya iktidara tekare ediyoruz.  Çiftçi biterse üretici biterse bu memleketin sonu olur. Bugün fide maliyetleri 5 TL’yi  buldu. Aşılı fide maliyetleri 4 buçuk 5 lira civarında. Çiftçinin en alt sınıf alabileceği gübrenin fiyatı 220-230 lira oldu ve çiftçi bu ürünleri sadece zirai ilacı beslemeyi kullanmadığı taktirde ürünün kalitesi anlamında da bir problem oluyor. Rekolte anlamında da bir problem oluyor  ama bununla ilgili tarım bakanlığı  bizi yönetenler herhangi bir şekilde  çiftçiyi koruma anlamında bir müdahale yapmıyor. Devlet bu çiftçiyi sera da tutabilmesi adına yapmış olduğu somut bir örnek bulunmamaktadır” diye konuştu.  Haber-Hakan AYKIRI

 

Çiftçi Kayıt Sistemi İçin Tarihlere Dikkat Edin

Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvuruları, 30 Haziran 2021 tarihinde sona erecek. Desteklerden yararlanmak, tarım sigortası yaptırabilmek ve düşük faizli kredi kullanabilmek için ÇKS kaydının önemine değinen Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit, üreticilerin bu konularda mağduriyet yaşamaması için 30 Haziran’a kadar kayıtlarını yaptırmaları gerektiği söyledi.

Karayiğit, ‘’ÇKS kaydı yaptırmayan çiftçiler, tarımsal desteklerden faydalanamıyorlar’’ dedi. Karayiğit, tarımsal faaliyete devam ettikleri hâlde çeşitli nedenlerle ÇKS kaydı yaptıramayan çiftçilerin, yıl içerisinde mazot, kimyevi gübre, yem bitkileri ve prim uygulamaları gibi desteklemelerden yararlanamayacaklarını, düşük faizli kredi kullanamayacaklarını, TMO gibi kurumlara ürün veremeyerek, devlet destekli tarım sigortasına başvuru yapamayacaklarını da belirtti.

Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit,”Kayıt yaptırmayan üreticilerimiz, uygulanan desteklemelerin yanı sıra yıl içerisinde yaşanması muhtemel herhangi bir doğal afet sonucu meydana gelen zarar doğrultusunda kredi borçlarının ertelenmesi veya afet sonrası yapılacak her türlü tarımsal desteklerden faydalanamamaktadır. Bu nedenlerle çiftçilerimizin mağdur olmamaları için ÇKS başvurularını ertelemeden mutlaka yaptırmaları gerekmektedir” dedi.

Son haftada yaşanabilecek yoğunluğu göz önünde bulundurarak üreticilerin, kayıtlarını bir an önce yaptırmalarında fayda olduğunu belirten Karayiğit, ÇKS başvurularının Ziraat Odalarından alınan çiftçi belgeleri ve diğer istenen belgelerle il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine yapılabileceğini sözlerine ekledi.

ÇKS’YE KAYITLI TARIM ALANLARI AZALDI

ÇKS kaydı yaptıran çiftçi sayısı her geçen yıl azalıyor. Ülkede ÇKS’ye kayıt yapılabilecek 23 milyon hektar tarım alanı bulunmasına rağmen, 2020 yılında ÇKS kaydı 15 milyon hektarla sınırlı kaldı. 2003 yılında 2 milyon 765 bin çiftçi ÇKS kaydı yaptırırken, 2010 yılında 2 milyon 318 bin çiftçi, 2020 yılında ise 2 milyon 111 bin çiftçi ÇKS kaydı yaptırdı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB ) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar “2003-2020 yılları arasında ÇKS kaydı yaptıran çiftçi sayısı yüzde 23,6 azalmıştır. Benzer şekilde 2003 yılında 16,7 milyon hektar, 2010 yılında 15,6 milyon hektar, 2020 yılında ise 15 milyon hektar alan ÇKS kaydına alınmıştır. Bu verilere göre 2003-2020 yılları arasında ÇKS’ye kayıtlı tarım alanlarında yüzde 10 oranında azalma olmuştur” dedi.

Haber Merkezi

Lütfen Anız Yakmayın Lütfen!

Fethiye Ziraat Odası Başkanı Kenan Karayiğit, toprağın en büyük düşmanının anız yakma olduğunu bildirdi. Karayiğit ile gerçekleştirilen özel sohbette, “anız yakma sırasında 250 dereceye ulaşan sıcaklık, toprakta verimlilik için en önemli unsurlardan biri olan organik maddeleri yok ediyor, toprağın biyolojik, fiziksel ve kimyasal özelliklerine zarar veriyor” dedi.

Karayiğit, “her yıl hasattan sonra rutin bir tarımsal uygulama gibi gerçekleştirilen ve toprak verimliliğine uzun vadede ciddi zararlar veren anız yakma ve yanlış arazi kullanımının, verimli tarım alanlarının azalmasına ve toprak verimliliğinin zamanla kaybolmasına neden olduğunu belirtti. Anız yangınları sırasında sıcaklığın 250 santigrat dereceye ulaştığına dikkati çeken Karayiğit, şunları kaydetti: “250 dereceye varan sıcaklık, verimlilik için en önemli unsurlardan biri olan organik maddeyi yok ediyor. Toprakta sürdürülebilirlik için önemli olan biyolojik, fiziksel ve kimyasal özelliklere zarar veriyor. Ayrıca anız yangınları nedeniyle komşu tarlaların ürünleri ile ormanlar da tahrip olabilmekte, doğrudan ve dolaylı etkileri yüzünden toprakla birlikte birçok canlı türü de zarar görmektedir. Verimliliği düşen topraktan daha iyi ürün almak isteyen üreticilerimiz, daha fazla toprak işleme ve kimyasal kullanma yollarına başvuruyor. Dolayısıyla hem ekonomik hem de çevreyle ilgili sorunlar ortaya çıkıyor. Anız yakmayla geri dönüşümü mümkün olmayan kayıplar birikmeye başlıyor. Zamanla bu birikimler toprak verimliliğini önemli derecede etkiliyor ve toprak çoraklaşarak tarım yapılması mümkün olmayan bir materyale dönüşüyor. Anız yangınları konusunda yapılan araştırmalar, en fazla toprak kayıplarının anız yakılan tarlalarda olduğunu göstermiştir. Üreticilerimiz anız yakarak geçim kaynağı olan toprağı fakirleştirip öldürmemeli ve anız yakmayı bırakmalıdır.”

Anız Yakmanın Zararı Büyük

Anız yakmanın sadece havaya, çevreye, meraya, ormana, toprağa ve topraktaki canlılara zarar vermediğini, kontrolden çıkan anız yangınlarının, köy, kasaba ve şehirlerdeki yerleşim yerlerini, tarım arazileri içinde bulunan enerji iletişim ve haberleşme hatlarını taşıyan direklere zarar vererek can ve mal kayıplarına neden olabildiğini vurgulayan Karayiğit, şu bilgileri verdi:

“Üreticilerimizin anız yakma sebebi, yabancı ot tohumlarının, bitki artıklarının kolayca temizlenmesi, sürümün kolaylaştırılması, bitki artıkları ve toprak yüzeyine yakın yerde barınan zararlıların yumurta, larva, pupa ve erginlerinin yok olmasıdır.

Toprak işleme uygulamaları, tarımsal üründe bir azalmaya neden olmadan toprağı koruyan ve aynı zamanda sürdürülebilir bir faaliyet olması gerekir. Üreticilerimiz anız yakmak yerine alternatif uygulamaları tercih etmeli, toprak işlemesiz tarıma yönlendirilmelidir. Bu yöntem, anız yakılmaması, erozyonun azalması, yakıttan tasarruf edilmesi, toprak yüzeyinden olan buharlaşmanın önlenmesi ve kuraklığa dayanıklı toprak oluşmasına kadar birçok faydası vardır” dedi.

Haber Servisi